Categories:

İçimizdeki bütün boşluklar, sevgi duygusunun eksikliğinden doğar. İhtiyacımız olan sevgiyi ihtiyaç duyduğumuz ölçüde alamadığımızda; bağımlılıklar geliştirir, tüketime odaklı bir hayat yaşarız. Bağımlılık duygusunun içi yalnızlık ve yoksunluk hissiyle doludur. Bir insanın sevgi kapasitesi ne kadar güçlüyse, o kadar bağımlı olma potansiyeli taşır.

Sevgiyi dışarda aradıkça, dışardan gelecek olanlara bağımlı kaldıkça; gerçek bir üretime geçemez, kendi varlığımızdaki tamlık haline ulaşamayız. Yaratılan her insan bu boşluklarla hayata başlar ve çok azı, tüketen sevgiden çıkarak, üreten sevginin huzuruna erişebilir.
İnsanın sevme ve sevilme ihtiyacı; Allah’ın varlığına ve birliğine duyduğu Özlem ve hasret duygusundan gelir…

Modern spiritüel akımların bize öğrettiği kendini sevme ve kendine değer verme geçici rahatlamalar sağlarken, kendini sevme halini daimi kılamadıkça; kendimizi değersiz ve başarısız hisseden benliklerimiz, nevrozlara sürüklenir. İnsan çareyi kendinde değil, Allah’ta aramalıdır. Kendimizle olan ilişkimizi mucizevi şekilde iyileştirmenin yolu, Allah’la olan ilişkimize odaklanarak mümkün olur.

Yaratıcı her emriyle, hayırlı kıldığı ve yapmamızı istediği her eylemle, yarattıklarının hoşluğuna hizmet eder. Kalpler, O’nun sevgisiyle dolduğunda kendini tam ve bütün hisseder. Bir kişinin kendi değerini yaşaması, Allah’a bağlanarak ve çareleri ondan bekleyerek mümkün olur. Şifaya ve iyileşmeye, ruhun kendi mucizelerine kavuşmasına giden en kısa ve kestirme yol budur…

O’nun isimleriyle, ona yönelişlerimizle ruhumuzun tüm boşlukları sevgi bulur.

O’nun varlığı ve bize olan yakınlığı İle; aradığımız güvenli hayat yaşarken nasibimiz olur…

Hu…. 🕊

Aşk ile…💓

Tags:

Comments are closed

Theta Healing Egitimleri
Astroloji & Terapi
İlişki & Çocuk Terapi